Makaleler

Hamileyken Karşılaşabileceğiniz Durumlar

Yayın tarihi: 28 Şubat 2015

Artık hamilesiniz, vücudunuz küçüğünüzün gelişimini sağlamak için birtakım değişiklikler yaşayacak. Bu yepyeni bir durum, yani bazen biraz garip, bazen de korkutucu olabilir ancak bu durum ne beklemeniz gerektiğini bilmenize ve hangi semptomları kontrol etmeniz gerektiğine yardım edecektir. Aşağıda karşılaşabileceğiniz bazı durumları listeledik:

Yalancı Doğum Sancıları

Rahiminiz 7. haftadan sonra hafifçe kasılmaya başlayacak fakat bu kasılmaları ancak hamileliğinizin yarısından sonra hissedeceksiniz. Daralma yaklaşık olarak 30 saniye sürer ve bu saatte bir ya da iki kez olmak üzere gün içerisinde birkaç kez gerçekleşebilir ya da farkına dahi varmazsınız. Bu vücudunuzun büyük güne hazırlanmak için yaptığı bir çeşit antrenmandır. Bu kasılmalar genellikle düzensiz, tahmin edilemez olurlar ve gerçekleşirken herhangi bir rahatsızlık hissetmezsiniz. Hamilelik süreciniz içerisinde, bu kasılmalar daha şiddetlenebilir ve bazen size acı dahi verebilir. Bu tarz bir olay gerçekleştiğinde bu sancıları gerçek sanabilirsiniz. Ancak ne kadar çok acılı da olsalar eğer hafifliyorlarsa, muhtemelen bu sancılar yalancı doğum sancılarıdır. Bu sancıları doğum öncesinde öğrendiğiniz nefes alıp verme egzersizlerinin pratiği için bir fırsat olarak görebilirsiniz. Eğer suyunuz geliyorsa ya da vajinanızdan kanlı bir sıvı geliyorsa doktorunuzu ya da ebenizi arayın. Ayrıca sırtınızın alt kısmında ağrı ya da kramp ve pelviste basınç hissediyorsanız, bebeğinizin hareketinin yavaşladığını ya da durduğunu, suyunuzun geldiğini düşünüyorsanız ya da kanamanız varsa da ebenizi ya da doktorunuzu arayabilirsiniz.

Pamukçuk

Hamilelik süresince vajinal enfeksiyonlara oldukça sık rastlanılır ve pamukçuk enfeksiyonların arasında en yaygın olan. Bu enfeksiyon candida albicans adı verilen ve hepimizin vücudunda taşıdığı bir mantar sebebiyle gerçekleşir. Vajinal akıntınız beyaz, kremsi ve yoğunsa; farklı kokuyorsa, kaşınma ve ağrı hissediyorsanız; cinsel birleşme sırasında canınız yanıyorsa ya da idrarınızı yaptığınızda vajinal bölgeniz iğneleniyor gibi hissediyorsanız pamukçuk ile karşı karşıya olabilirsiniz. Pamukçuğu, pamuklu iç çamaşırı giyerek engelleyebilirsiniz, bazı kadınlar parfümlü banyo ürünlerinin kullanılmamasının da pamukçuğu engellemede işe yaradığını söylemektedir. Eğer pamukçuk ile karşı karşıyaysanız bu durumu hamilelik durumunuza göre en doğru tedavi tavsiyesini verebilecek olan ebenize ya da doktorunuza bildirin.

Sindirim Güçlüğü

Kadınların %80’i hamileliğinin belirli bir noktasında sindirim güçlüğü çekmiştir. Karnınız tok, hasta, mide bulantısı ya da geğirme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Hamilelikte sindirim güçlüğü genellikle rahatsız edici bir hormon olan ve vücutta mide kasları dahil bütün kasları gevşeten progesteron hormonu sebebiyle ortaya çıkar. Hamileliğin ilerleyen evrelerinde oluşan sindirim güçlükleri büyüyen rahmin midenize baskı yapmasının sonucunda gerçekleşebilir. Sindirim güçlüğü kaynaklı rahatsızlığı gidermek için beslenmenizde ve hayat tarzınızda bazı belirli değişiklikler yapabilir ve hamilelik sırasında zararı olmayacak tedaviler alabilirsiniz.

Sırt Ağrısı

Bu da hamilelik sırasında oldukça sık rastlanılan bir durumdur, çocuk bekleyen annelerin yarısından fazlası sırt ağrıları çekmektedir. Sırt ağrısının en önemli sebeplerinden biri, özellikle göbek bölgesinde alınan kiloların vücudunuzun ağırlık merkezini değiştirmesidir. Sırt ağrısının bir başka sebebi ise relaksin adı verilen ve vücudunuzdaki bağları gevşeterek pelvisinizin genişlemesine yardım etmek suretiyle bebek için yer açan hamilelik hormonudur. Bu hormon bütün bunları yaparken aynı zamanda omurgada bulunan ve sırt kaslarınızın fazla çalışmasını sağlayan bağları da gevşetmektedir. Sırt ağrılarını engellemek için ağır eşyaları kaldırmamak, düz ayakkabılar giymek, arkaya yaslanarak ve dik bir biçimde oturmak, yeteri kadar dinlendiğinden emin olmak vs. gibi birçok şey yapılabilir. Ayrıca hamilelik süresince sırt ağrılarınızı azaltmak için yapabileceğiniz bazı egzersizler de mevcuttur.

Hıçkırık

Vücudunuzda gerçekleşmekte olan fizyolojik değişiklikler sebebiyle, ki bunlardan biri nefes alıp verme hızındaki artıştır (normal halinize oranla %30-40 daha fazla hava aldığınızı biliyor muydunuz), özellikle hamileliğinizin ilk üç aylık bölümünde hıçkırmaya meyilli olacaksınız. Bekleyin... Geçecektir!

Kansızlık

Kansızlık yaşayan hastaların %85’i bu sorunu demir eksikliği sebebiyle yaşar. Bu demir eksikliğinin sebebi ya beslenme ile ya daha önceki hamileliklerde az depolanan demir ile ya da bir önceki menstrual dönemde kaybedilen yüksek seviyede kan ile alakalıdır. Kansızlığın (aneminin) diğer çeşitleri folik asit eksikliği anemisi ve B12 Vitamini eksikliği olarak öne çıkar. Ebeniz ya da hemşireniz hamileliğiniz süresince kansız olup olmadığınızı kontrol edecek ve size beslenme değişiklikleri ya da demir tabletleri tavsiye edecektir.

Kabızlık

Kabızlık da vücudunuzdaki hormonal değişikliklere ya da kansızlık için kullandığınız demir tabletlerine bağlı olarak gelişen bir semptomdur. Kabızlığı engelleyecek ve etkisini azaltacak birkaç şey vardır: beslenme düzenininiz- yüksek oranda lif içeren besinler tüketin, örneğin tam tahıl ekmeği, tam tahıl mısır gevreği, meyve ve sebze, ve fasulye mercimek gibi hububatlar; ayrıca bu semptomdan kurtulmak için düzenli olarak egzersiz yapın ve fazlaca su tüketin.

Hemoroid

Hemoroid halk arasında basur olarak da bilinir ve özellikle hamileliğin ikinci üç ayının ortasında ve üçüncü üç ayında hamile kadınların neredeyse yarısını etkileyen bir hastalıktır. Rektal duvardaki damarlar hamileliğin 25. haftasında büyümeye başlayan rahim sebebiyle şişer ya da kabarır ve kaşıntıya neden olur. Ayrıca hamilelik sırasında pelvik bölgeye doğru giden kan akışı hızlanır. Doğum sırasındaki ıkınma sebebiyle doğum sonrasında da hemoroid ortaya çıkabilir. Hemoroid’den korunmak ve kurtulmak için yapabileceğiniz birçok şey var, duruş ve oturuş şekline dikkat etmek, pelvik taban egzersizlerini yapmak, harekete devam etmek ve uzun süre boyunca bir yerde oturmaktan kaçınmak, sıcak bir duş almak ve o bölgeyi temiz tutmak, bir tarafa doğru dönerek uyumak bu hareketlere örnek olabilir. Hemoroid tedavisi için doktorunuzun ya da hemşirenizin de önerebileceği tıbbi tedaviler de mevcuttur.

Pre-eklampsi

Bu durum hamilelerin %5’ini etkilemektedir ve hamileliğin ikinci yarısında gözlemlenebilmektedir. Başlangıçtaki belirtileri yüksek tansiyon, doğum öncesi kontroller sırasında hemşire ya da doktorunuz tarafından alınan idrar örneğinde proteine rastlanılması olarak göze çarpar. İlerlemiş seviyedeki semptomlar ellerde, ayaklarda, yüzde, ayak bileğinde şişmeler ve yıldızlar görmek gibi görme dağınıklıkları olabilir. Eğer bu semptomlardan herhangi birinin sizde var olduğunu hissettiyseniz hemen tıbbı destek almak oldukça önemlidir. Bu durum ayrıca komplikasyonlara yol açabilir ve tedavi gerektirir.

PKD – Pubik Kemikte Disfonksiyon

Bu durum hamilelik süresince veya doğum sonrasında herhangi bir zamanda pelvik eklemlerinizin oynaması sebebiyle gerçekleşir. En sık rastlanılan semptomları pubik bölgede ve kasıklarda oluşan acıdır ancak sırt ağrısı, kalça ağrısı, pubik bölgede gıcırdama ve çıtlamalar hissetme, uyluğunuzun iç kısmında oluşan acı da bu hastalığın semptomları arasında sayılabilir. Birtakım tedaviler size yardımcı olacaktır, bunlardan bazıları; pelvik destek kemeri acılarınızı dindirecek, akupunktur, karın ve pelvik taban egzersizleri, osteopati ve hamile kadınları tedavi etmekte tecrübeli bir pratisyen hekimin uygulayacağı kiropraktik tedavi bu durumun çözümleri arasında gösterilebilir. Eğer PKD sahibi olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuzla konuşabilirsiniz, o sizi bu hastalığın tedavisi ve daha geniş kapsamlı tavsiyeler vermesi için bir fizyoterapiste yönlendirebilir. Bu durum genellikle doğum sonrasında kendi kendine çözülür.

Kalça ağrısı

Hamilelik sırasında pelvis eklemlerinizin size acı ve rahatsızlık verecek kadar yerinden oynaması sebebiyle kalça ağrılarının oluşması kaçınılmaz bir durumdur ve bu olay Pubik Kemikte Disfonksiyona da dönüşebilir. Özetlemek gerekirse, simfizis pubis pelvisinizin iki parçasını birbirine bağlayan bükülmez bir eklemdir. Bu eklem güçlü esnek dokularla (bağ doku) güçlendirilmiştir. Progesteron hormonu hamilelik süresince kas gevşetme görevi görür ve simfizis pubisi rahatlatarak onu siz yürürken hareket etmesini sağlar.

Pubik bölgede ve kasıklarda hissedilen acı ve ağrı en sık görülen semptomlardır ve aşağıdaki belirtilere sahiptir:

  • Sırt ağrısı, pelvik kuşak ve kalça ağrısı.
  • Pubik bölgede gıcırdama ve çıtlama sesleri hissetmek.
  • Uyluğunuzun ya da bacaklarınızın arasındaki acıyı azaltmak.
  • Geceleyin daha çok ağrı - gecenin ortasında tuvalete gitmek için kalkmak özellikle çok acılı olabilir.

Üst kısım ağrılarının azaltılması için aşağıdaki tedaviler tavsiye edilmektedir:

  • Egzersiz – Özellikle göbeğinize ve pelvik taban kası egzersizlerine odaklanın. Bu egzersizler sırtınızı ve pelvisinizi güçlendirecektir.
  • Ayrıca bebeğinizin doğumunu nasıl kolaylaştıracağınız ve günlük aktivitelerinizi nasıl acısız bir şekilde tamamlayacağınıza dair planları bebek doğmadan önce yapmalısınız. Hemşireniz bir doğum planı yazmanıza yardımcı olabilir ve SPD semptomlarına da dikkat etmelidir.
  • Akupunktur size yardımcı olabilir ve hamilelik sırasında tamamen güvenlidir.
  • Osteopati ve kirokpraktik tedavi size yardımcı olabilir ancak kayıtlı ve deneyimli uzmanlardan destek almalısınız.
  • Bir pelvik destek kemeri acılarınızı anında giderecektir.

Denemeyi düşünebileceğiniz diğer uygulamalar:

  • Pelvik taban ve göbek egzersizleri yapmak; ellerinizin ve dizlerinizin üstüne çökün, sırtınızı düz tutun. Nefes alın ve ardından verin, pelvik taban kaslarınızı sıkın ve göbeğinizi dışarı doğru itin. Bu kasılmayı ve nefes alışverişini 5 ile 10 saniye arasında tutun. Kaslarınızı yavaşça gevşetin ve egzersizinizi sonlandırın.
  • Sırtınız yerdeyken ayaklarınızı birbirinden ayırmamaya çalışın. Yatağa, arabaya, banyoya girip buralardan çıkarken dikkatli olun. Eğer yatıyorsanız, dizlerinizi yukarı çekebildiğiniz kadar çekin ve pelvisinizin hareketini durdurun bu sayede bacaklarınızı daha iyi kullanabilirsiniz. Eğer oturuyorsanız, ayağınızı hareket ettirmeden önce sırtınızı desteklemeyi ve göğsünüzü sabitlemeyi deneyin.
  • Acınızın üzerine gitmeyin. Eğer bir hareket canınızı yakıyorsa onu yapmayı bırakın.
  • Az az, sık sık hareket edin. Yaptığınız şeylerin etkilerini günün ilerleyen saatlerine ya da yatağa gidene kadar hissetmeyebilirsiniz.
  • Bir doğum topunun üzerine oturarak ya da dizlerinizin ve ellerinizin üzerine çökerek düzenli bir biçimde dinlenin. Bu hareketler bebeğinizin ağırlığının pelvisten alınmasını ve stabil bir pozisyonda taşınmasını sağlar.
  • Ağır kaldırmaktan ya da itmekten kaçının.
  • Merdivenleri birer birer çıkın.
  • Eğer yüzüyorsanız, kurbağalama yüzmeyin ve diğer kulaçlarınıza dikkat edin. Suyun içerisindeyken yüzmenin ağrılarınızı azalttığını hissedebilirsiniz, ancak bu durum dışarı çıktığınızda kendinizi daha kötü hissetmenize sebep olabilir.

Giyinirken oturun.

İlgili Kategoriler

Doğum Öncesi   Hamilelik  

İlgili ürünler